Yasa Medya
Türkiye Fikir Haber Sitesi

Çiller’den ekonomi uyarıları

Çiller’den ekonomi uyarıları

Eski başbakanlardan Tansu Çiller, son dönemlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği destekle dikkat çekiyor. Çiller, yeni hükümet sisteminin de ekonomik sorunları çok seri bir şekilde çözeceği görüşünde
5 Nisan kararlarının mimarı eski Başbakan Tansu Çiller, ekonomideki sorunların yeni hükümet sistemiyle kısa sürede çözüleceği görüşünü paylaştı. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin bugünkü yazısında açıklamalarına yer verdiği Çiller, 90’lı yıllardaki koalisyon hükümeti zorluklarını da anlattı.

İşte Selvi’nin o yazısı:

Eski başbakanlardan Tansu Çiller aradı.

“Özel kesimde çok ciddi bir kriz beklentisi görüyorum” diye söze başladı.

“Geçmişte cendereden geçmiş ve 5 Nisan’da ekonomik istikrar programı açıklamış bir eski başbakan olarak hem tecrübelerimi hem de bu krizi atlatmada Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği fırsatlardan ve sunduğu imkânlardan söz etmek istiyorum” dedi.

“Krizi aşmada yeni hükümet sistemi çok büyük fırsat veriyor.

Daha hükümet yeni kurulmuşken ve henüz sistem oturmadan yapılan değerlendirmeleri ise haksızlık olarak görüyorum.

Bu sistemin oturmasına fırsat vermek lazım. Görülecek ki bu sistem hızla sorunların çözümüne imkân verecek. Sistem hızlı karar almayı gerekli kılıyor, ayrıca Sayın Erdoğan’la birlikte çok güçlü bir liderliğe sahip” diye konuştu.

Çiller’le zaman zaman başbakanlığa döneminden başlayıp karşı karşıya olduğumuz iç ve dış gelişmeleri esas alan konuşmalar yapıyoruz.

Çiller son olarak Yenikapı’daki mitinge katılıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü bir destek vermişti. Türkiye’ye yönelik paylaşım hesaplarının yapıldığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer almak gerektiğini ifade etmişti. Erdoğan’ın 40 yıllık arkadaşlarının bazıları karşısına çıkmak için ittifaklar ararken, Çiller, benim yerim Erdoğan’ın yanı demişti.

ESKİ BAŞBAKANIN YAŞADIKLARI

Tansu Çiller, ekonomiyle ilgili 5 Nisan kararlarını almış, koalisyon hükümetleriyle Türkiye’yi yönetmiş eski bir başbakan. O nedenle Çiller’le, ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olduğu Demirel hükümetine, ardından da başbakanlığı dönemini içine alan bir ufuk turu yaptık.

“Biz 91’de geldiğimizde koalisyon hükümetiydik. Ben Demirel hükümetinin Hazine’den sorumlu bakanıydım. İşbaşına geldiğimizde Türkiye’nin çok büyük bir borcu vardı. Bunların çoğu da Kamu borcuydu. Demirel’e, ‘PTT’nin T’sini satalım’ dedim. Demirel, ‘Nasıl yapacaksın’ dedi.
Anlatmakta zorlandım. Koalisyon hükümetiydik. Erdal İnönü’ye gittim. Milli güvenlikle ilgili gerekçeler ileriye sürdü. Biz onu çıkaramadık.”

Çiller, başbakan olunca PTT’nin T’sinin satışını tekrar gündeme alıyor:

“Ben Başbakan olunca bunu gerçekleştirdim. Erdal İnönü’yü nasıl satacağımıza inandırdım. Meclis’ten zorluklarla geçirdik.”

Sonrasını biliyorsunuz. Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal ile SHP’den bir grup ve ANAP’ın müracaatıyla Anayasa Mahkemesi satışı iptal etti. Koalisyon hükümetinde işlerin nasıl yürüdüğünü görüyor musunuz?

Çiller, içini çektikten sonra, “Biz tekrar Meclis’ten geçirdik, Anayasa Mahkemesi tekrar iptal etti. Türkiye’nin dış borcu 20 milyar dolar, PTT’nin T’sinin satışı ise 40 milyar dolar ediyordu. Bunu yapsak Türkiye rahatlayacaktı. Bu benim hayal projemdi ama yapamadık. Daha sonra PTT’nin T’si satıldı ama Türkiye’nin dişinin kovuğuna yetmedi” diye ekledi.

Çiller, o zaman yaşadıklarını paylaştıktan sonra bugüne döndü:

“Bu sistemde olsa 1 ayda çıkardı. Çünkü sistem hızlı karar almayı gerektiriyor. Zaten Erdoğan’ın şahsında güçlü bir liderlik var. Şimdiki ekonomik sorunlar aşılır” dedi.

Tekrar 90’lı yıllara döndük. Çiller bir yandan da istikrar programı için kolları sıvıyor.

“Demirel’e gittim. ‘Bunu yapalım ama benim yıllarca kitlelere verdiğim sözler var’ dedi. Koalisyon ortağımız SHP’nin vaatleri vardı. Hiçbir şey yapamadık. Tam tersine emeklilik yaşını düşürdük. Bu da maliyeti yükseltti.”

Demirel cumhurbaşkanı olunca başbakan Çiller bir kez daha koalisyon ortağı İnönü’ye gidiyor.

“İstikrar programını anlattım. İnönü, ‘Ben biraz rahatsızım, çekileceğim. Benden sonra yapın’ dedi.”

İnönü’nün ardından Karayalçın gelmişti. Çiller, “Çok uyumlu çalıştık” dediği Karayalçın’la birlikte 5 Nisan kararlarını açıklamıştı.

“Karayalçın gitti Deniz Baykal geldi. ‘Ben hemen seçime gitmek istiyorum’ dedi. İstikrar programı olduğunu söyledim. Sayın Baykal, ‘Acil seçim’ dedi. Erken seçime gittik.”

Engelli bir koşu gibi.

SİSTEMDEN UMUTLUYUM

Çiller’in eski dönemi kötüleyip yeni sistemi yüceltme peşinde olduğu kanaatinde değilim. Tam aksine ekonomik sorunların aşılmasında yeni sistemin sağladığı fırsatları anlatmaya çalışıyor.

“Ben koalisyonları yaşadım. Koalisyonları yaşamış bir eski başbakan olarak yeni sistemin sunduğu fırsatların ne denli önemli olduğunu görüyorum. O nedenle bu sisteme inanıyorum. Bu hükümetin bu sistemle bu badireyi aşacağına inanıyorum. Bundan çok umutluyum. Çünkü ben bu hükümet sisteminin bütün bu zorlukları aşmada büyük kolaylık getirdiğine inanıyorum. Bu sistem ekonomide, dış politikada, ülke yönetiminde bir evrim niteliğindedir. Bir umutsuzluğa düşmeyelim. Umutsuzluğa gerek yok. Ekonominin düzelmesi biraz zaman alacak ama hiçbir zaman bizim koalisyon hükümetlerinde yaşadığımız engellerle karşılaşmadan bu zorluklar aşılacaktır.”

Yukarıda Çiller’in tecrübeleri, son satırlarda ise çağrısı yatıyor

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ